Saide Cancar Sullivan

1947 doğumluyum. 1966 senesinde ailem ile Kanada’ya göç ettik.  Evlenip, çeyrek asır Amerika’da yaşadım.  İki kız (Elif ve Saba) yetiştirirken, üniversiteden mezun olarak, mimar oldum.  Çeşitli mimarlık şirketlerinde ve kendi kurduğum firmada uzun zaman çalıştıktan sonra, üniversitede profesör olan kocam emekli olur olmaz, tası, tarağı toplayıp Victoria’ya dönüp yerleştim. Her gittiğim yerde Türkleri ve Türk kültürünü tanıtmaya uğraşıyorum.

Ankara Kız Lisesinde şahane üç sene geçirdim. (1963-64, 1964-65, 1965-66).

Maalesef, mezun olamadan, vatandan ayrıldık.

Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim, neler neler getirmezdim gelirken. Fakat insan bilhassa yanında taşıdıkları kısıtlı olunca, okul yıllıklarını düşünemiyor!

Elimde ne kadar varsa, sizlerle o zamanların resimlerini paylaşmak bana son derece büyük sevinç verir.  Gerçi resimlerde okulun detayları yok ama, biraz o zamanın havasını alırsınız.  Ben neredeyse altmışıma geliyorum ve resimlere bakıp da “Hey gidi günler!”  diyorum. O zaman sancağa nasıl sarılıyorduysam gene aynısını burada da bir avuç Türk ile yapmaya uğraşıyoruz!

 

Sayın Saide Cancar Sullivan hanımın kendi okul dönemine ait fotoğraflar ve bizzat kendi ağzından fotoğrafların açıklamaları.

 

1) Ekim 1963: Sene 1963 sonbaharı, Liseli olmanın gururu ile avluda 29 Ekim provası yapan izci genç kızlar. 

 

2) Ekim 1963: Sene 1963 sonbaharı, Liseli olmanın gururu ile avluda 29 Ekim provası yapan izci genç kızlar. 

 

 

4) İlkbahar 1964: 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı gösterileri için her okul sancağı ve bayraklar resmi geçitte.

3) Ekim 1963: Sene 1963 sonbaharı, Liseli olmanın gururu ile avluda 29 Ekim provası yapan izci genç kızlar. 

5) İlkbahar 1964: Ankara Kız Lisesi izcileri stadyumda.

 

6-7-8) Ah! Gençlik!... Her teneffüs, azıcık çıkan güneşi iyice içimize sindiriyoruz. Tabii, her fırsatı gözleyip, üşüsek bile, paltoları çıkarıp, (her teneffüs saatini ezberlemiş, duvara tırmanmış oğlanlara!) defile yapmakla meşgulüz! –Yarabii, ne kadar da yüksekti o duvarlar!

 

9) Sonbahar 1965: Bu sefer Hipodromdayız. Büyük resmigeçit. Yorgunluktan bir hal olmuşuz fakat gene de hiç belli etmemek lazım. O bayrağı kaldırıp da yürümeğe başlayınca duyduğumuz gurur...Kimse, ne sıcaktan şikayet ediyor ne de geçmek bilmeyen saatlerden.

 

10) Sonbahar 1965: Bu sefer Hipodromdayız. Büyük resmigeçit. Yorgunluktan bir hal olmuşuz fakat gene de hiç belli etmemek lazım. O bayrağı kaldırıp da yürümeğe başlayınca duyduğumuz gurur...Kimse, ne sıcaktan şikayet ediyor ne de geçmek bilmeyen saatlerden.

 

11) Hocalarımız! Hepimizi titreten, korkutan fakat hayatımıza şekil veren, şimdi büyük hürmet ile andığımız hocalarımız! Bazılarının isimlerini hatırlayamamak ne kadar utanç veriyor! Günün “Veli toplantısı” olmadığı ne kadar belli!

 

 
12-13) Sonbahar 1965: Avluda toplanıp, Ata’nın heykeline çelenk koymak ve Stadyuma gidiş. Hepimizin dudaklarında aynı tekerleme: “Dik yürü, omuzlar geride, göğüs kabarmış, yağrınlar bizim...”

 

14) Ve o yokuş! O da bizim “Bizim Yokuş”’tu!!! Günün sonunda, tırmanırken, bayrağı dik tutmak!

 

 

15) Ve o yokuş! O da bizim “Bizim Yokuş”’tu!!! Günün sonunda, tırmanırken, bayrağı dik tutmak!

 

16) 1966 ilkbaharı: Bir kere daha 19 Mayıs Gençlik ve Spor gösterileri. Türkiye’de ki son senem!

 
17) 27 Mayıs 1966: Selam veriyoruz sancağı eğerek. Gün ilerledikçe, ne kadar istemesemde, yavaş, yavaş durumun ağırlığını hissediyorum!

 

 
18) 27 Mayıs 1966: Tesadüf olarak, kardeşim ile yan yana, okullarımızın sancaklarını taşıdık! Ankara Kız Lisesi ve Atatürk Lisesi! Tabii, o zaman , güle oynaya, heyecanla geçirdik günü! Şimdi düşününce, içim buruk oluyor, neden daha fazla tadını çıkarmadık diye! Nereden bilinir ki! 19) 27 Mayıs 1966: Sonunda (ve bunu çok iyi hatırlıyorum!) sıkı, sıkı sarılıp, “Bu son. Bir daha seni taşımayacağım.” diye düşündüğümü!

İşte, hemen, hemen kırk sene sonra tekrar sizlerle yaşadım o günlerimi!

 

20) ...2005. Türk Folklor Defilesi (Kanada)