Mimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından hazırlanan rapor metni ektedir. Raporun yer aldığı adres: http://www.mimarlarodasiankara.org/38calrap/16/16.2.htm

Ana Sayfa :: Önsöz :: 38. Dönem Çalışmaları :: Kentin İçselleştirilmesi :: Kent Çalışmaları :: Ankara Kız Lisesi ::

Ankara Kız Lisesi

Türkiye’de modernleşme projesi, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, çok boyutlu olarak ekonomik, sosyo-kültürel ve siyasi alanlarda çeşitli atılımlarla inşa edilmeye başlanmıştır. Bu projenin ışığı altında yeni kurulan ülkenin eğitim politikası da modernize edilmeye çalışılmıştır. Eğitimin modernizasyonu için gerekli olan kız öğrencilere de erkek öğrencilerle eşit imkanlarda modern bir eğitim sunulması Cumhuriyetin temel politikalarından olmuş ve cumhuriyet daha ilan edilmeden bu alanda atılımlara başlanmıştır.

Bu duruma bir örnek olan, Ankara Kız Lisesi eğitim hayatına Cumhuriyet’in ilanından onsekiz gün önce, 11 Ekim 1923 yılında başlamıştır. Eğitime Hacıbayram Mahallesinde iki katlı harap bir binada başlamış olan Lisenin, daha sonra gerek bu binada faaliyet alanlarının kısıtlığı ve gerekse gün geçtikçe artan talep nedeniyle daha büyük ve daha modern bir okula taşınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Lise, 1924 yılında eski Halkevi yanındaki bir binaya taşınmış, ancak bu bina da ihtiyaçları karşılayamayınca 1930’da Kız Enstitüsü binasını kullanmaya başlamıştır. Yine aynı yıl, Türkiye’de Cumhuriyet’in ilanı ile başlayan çok boyutlu modernleşme projesinin bir parçası olarak Türk kadınının eğitimini modern temellere dayandırılması gereği yeni ve modern bir binanın inşasına başlanmıştır.

Yeni binanın inşa alanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Namazgah Tepesi olarak belirlenmiştir. Böylece modern devletin inşası için öngörülen kültür devrimi Namazgah Tepesinde Halkevi binası, Etnografya Müzesi ve Ankara Kız Lisesi olmak üzere, butepenin eteklerinde yer alan diğer eğitimve kültür yapılarıyla beraber Cumhuriyet’in başkentinde filizlenmeye başlamıştır. İşte Ankara Kız Lisesi böylesine önemli bir mevkide, ünlü mimar Ernst Arnold Egli (1893-1974) tarafından 1930 yılında tasarlanmaya başlanmış ve binanın inşası 1935 yılında bitmiştir. Ernst Egli 1927 yılında Türkiye’ye gelmiş veerken Cumhuriyet döneminde uluslararası üslupta bir çok binaya ve 1930 yılında Maarif Vekaletinde modern okul binaları için danışman olarak atandığında Musiki Muallim Mektebi (1927-1929),Ticaret Lisesi (1928-1930), Yüksek Ziraat ve Baytar Enstitüsü (1928-33) ve İsmet Paşa Kız Enstitüsü (1930) gibi eğitim yapılarına imza atmıştır. Egli yalın çizgilerle uluslararası akıma yönelik fonksiyonu öne çıkaran basit geometrik kütlelerin birleşmesinden oluşan bir üsluba sahiptir.

Egli’nin Türkiye’deki modern mimarlığın önemli isimlerinden biri olmasının nedeni hem uluslar arası akımın Türkiye’deki öncülerinden olması hem de bu mimarinin ülkede yeşeren modernleşme projesinin bir uzantısı olmasıdır. Ankara Kız Enstitüsü de Egli’nin tasarladığı diğer binalar gibi yalın çizgilerle uluslar arası akımın yansımasıdır. Bu binada genç kızlar için öngörülen müzik odası, konferans salonu, jimnastik odası gibi pek çok faaliyeti içeren mekanlar bulunmaktadır. Bu mekanların yanı sıra okul büyük bir açık alana sahiptir. Okulun arkasında bulunan büyük bahçe okulu etrafındaki diğer eğitim ve kültür yapıları ile bir bağlantı oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra okula 1967 yılında bu dönemde yaygın olarak kullanılan brutalist akımın örneklerinden olan büyükçe bir konser salonu da eklenmiştir. Binanın sahip olduğu bütün bu tarihsel önemlere karşın, şu anda bu bina harap bir durumdadır. Senelerce hor kullanılması ve eskimeye karşı önlem alınamamış olmasından dolayı binanın bir erken Cumhuriyet dönemi ürünü olduğu bile seçilememektedir. Ankara Kız Lisesi Mezunları Derneğinin başlatmaya çalıştığı, restorasyon çalışmaları, Cumhuriyet Dönemi yapılarının korunması açısından bir örnek teşkil edebilecek olması bakımından önemlidir. Buna ek olarak bu binanın bir rivayete göre ana kucağı şeklinde tasarlanmış bahçesinin kullanılamayacak durumda olması ve civardaki diğer eğitim binaları ile olan ilişkisinin kopmuş olması gerek lisenin kuruluş nedenlerini ve gerekse binanın tasarım ilkesini baltalamaktadır. Ayrıca bu bahçede yer alan bir amfi-tiyatronun üzeri örtülmüştür. Bu nedenle, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankara Kız Liseliler Derneği ile ortak bir kampanya başlatmıştır.Bu kampanya,bahçenin yeniden okula kazandırılması hem okulun sahip olduğu kampus ortamına kavuşması açısından, hem de kültürel ve tarihsel bir birikimin Ankara kentine yeniden kazandırılması anlamında önemlidir.