|
Ankara Kız Lisesi
Türkiye’de
modernleşme projesi, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, çok boyutlu
olarak ekonomik, sosyo-kültürel ve siyasi alanlarda çeşitli
atılımlarla inşa edilmeye başlanmıştır. Bu projenin ışığı altında
yeni kurulan ülkenin eğitim politikası da modernize edilmeye
çalışılmıştır. Eğitimin modernizasyonu için gerekli olan kız
öğrencilere de erkek öğrencilerle eşit imkanlarda modern bir eğitim
sunulması Cumhuriyetin temel politikalarından olmuş ve cumhuriyet
daha ilan edilmeden bu alanda atılımlara başlanmıştır.
Bu duruma bir örnek
olan, Ankara Kız Lisesi eğitim hayatına Cumhuriyet’in ilanından
onsekiz gün önce, 11 Ekim 1923 yılında başlamıştır. Eğitime
Hacıbayram Mahallesinde iki katlı harap bir binada başlamış olan
Lisenin, daha sonra gerek bu binada faaliyet alanlarının kısıtlığı
ve gerekse gün geçtikçe artan talep nedeniyle daha büyük ve daha
modern bir okula taşınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Lise, 1924
yılında eski Halkevi yanındaki bir binaya taşınmış, ancak bu bina da
ihtiyaçları karşılayamayınca 1930’da Kız Enstitüsü binasını
kullanmaya başlamıştır. Yine aynı yıl, Türkiye’de Cumhuriyet’in
ilanı ile başlayan çok boyutlu modernleşme projesinin bir parçası
olarak Türk kadınının eğitimini modern temellere dayandırılması
gereği yeni ve modern bir binanın inşasına başlanmıştır.
Yeni binanın inşa
alanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından Namazgah Tepesi olarak
belirlenmiştir. Böylece modern devletin inşası için öngörülen kültür
devrimi Namazgah Tepesinde Halkevi binası, Etnografya Müzesi ve
Ankara Kız Lisesi olmak üzere, butepenin eteklerinde yer alan diğer
eğitimve kültür yapılarıyla beraber Cumhuriyet’in başkentinde
filizlenmeye başlamıştır. İşte Ankara Kız Lisesi böylesine önemli
bir mevkide, ünlü mimar Ernst Arnold Egli (1893-1974) tarafından
1930 yılında tasarlanmaya başlanmış ve binanın inşası 1935 yılında
bitmiştir. Ernst Egli 1927 yılında Türkiye’ye gelmiş veerken
Cumhuriyet döneminde uluslararası üslupta bir çok binaya ve 1930
yılında Maarif Vekaletinde modern okul binaları için danışman olarak
atandığında Musiki Muallim Mektebi (1927-1929),Ticaret Lisesi
(1928-1930), Yüksek Ziraat ve Baytar Enstitüsü (1928-33) ve İsmet
Paşa Kız Enstitüsü (1930) gibi eğitim yapılarına imza atmıştır. Egli
yalın çizgilerle uluslararası akıma yönelik fonksiyonu öne çıkaran
basit geometrik kütlelerin birleşmesinden oluşan bir üsluba
sahiptir.
Egli’nin
Türkiye’deki modern mimarlığın önemli isimlerinden biri olmasının
nedeni hem uluslar arası akımın Türkiye’deki öncülerinden olması hem
de bu mimarinin ülkede yeşeren modernleşme projesinin bir uzantısı
olmasıdır. Ankara Kız Enstitüsü de Egli’nin tasarladığı diğer
binalar gibi yalın çizgilerle uluslar arası akımın yansımasıdır. Bu
binada genç kızlar için öngörülen müzik odası, konferans salonu,
jimnastik odası gibi pek çok faaliyeti içeren mekanlar
bulunmaktadır. Bu mekanların yanı sıra okul büyük bir açık alana
sahiptir. Okulun arkasında bulunan büyük bahçe okulu etrafındaki
diğer eğitim ve kültür yapıları ile bir bağlantı oluşturmaktadır.
Bunun yanı sıra okula 1967 yılında bu dönemde yaygın olarak
kullanılan brutalist akımın örneklerinden olan büyükçe bir konser
salonu da eklenmiştir. Binanın sahip olduğu bütün bu tarihsel
önemlere karşın, şu anda bu bina harap bir durumdadır. Senelerce hor
kullanılması ve eskimeye karşı önlem alınamamış olmasından dolayı
binanın bir erken Cumhuriyet dönemi ürünü olduğu bile
seçilememektedir. Ankara Kız Lisesi Mezunları Derneğinin başlatmaya
çalıştığı, restorasyon çalışmaları, Cumhuriyet Dönemi yapılarının
korunması açısından bir örnek teşkil edebilecek olması bakımından
önemlidir. Buna ek olarak bu binanın bir rivayete göre ana kucağı
şeklinde tasarlanmış bahçesinin kullanılamayacak durumda olması ve
civardaki diğer eğitim binaları ile olan ilişkisinin kopmuş olması
gerek lisenin kuruluş nedenlerini ve gerekse binanın tasarım
ilkesini baltalamaktadır. Ayrıca bu bahçede yer alan bir
amfi-tiyatronun üzeri örtülmüştür. Bu nedenle, Mimarlar Odası Ankara
Şubesi, Ankara Kız Liseliler Derneği ile ortak bir kampanya
başlatmıştır.Bu kampanya,bahçenin yeniden okula kazandırılması hem
okulun sahip olduğu kampus ortamına kavuşması açısından, hem de
kültürel ve tarihsel bir birikimin Ankara kentine yeniden
kazandırılması anlamında önemlidir. |